Tatil aylarında daha az faaliyet olabiliyor desek de, biz çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdürdük. Geçen sayımızda da ifade ettiğimiz gibi, yeni eğitim öğretim yılı, 24. Türk Dünyası Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi ve sizlerin istifadesine sunmayı planladığımız yeni kitapların hazırlık çalışmaları devam etti.
Elinizdeki bu sayımızla Türk tarihinin, kültürünün ve millî hafızasının farklı dönem ve yönlerine ışık tutan birbirinden değerli araştırmalarla sizlerle birlikte olabilmenin kıvancını yaşıyoruz.
Kapağa taşığıdığımız Seda Gürz, “Eski Türklerde Hükümdarlık Anlayışı: Kut, Töre ve Kağanın Meşruiyeti” başlıklı çalışması ile, Türk devlet geleneğinin temelini oluşturan kut, töre ve hükümdarlık anlayışını ele alarak Türk siyasî teşkilatlanmasının sürekliliğine ışık tutuyor. Elif Yılmaz, “Soğdlarda Ölüm İnancı ve Cenaze Gelenekleri” adlı araştırması ile, Soğdların ölüm ve cenaze anlayışını Zerdüşt inancı, arkeolojik bulgular ve Türkistan şehir kültürü çerçevesinde inceledi. Sencer Türk, “1990 ve 2019: TSK’nın Terörle Mücadele Stratejileri” başlıklı çalışmasında, Türkiye’nin değişen güvenlik şartları karşısında askerî stratejilerindeki dönüşümü ve savunma alanında yaşanan teknolojik gelişmelerini büyük bir ciddiyetle sizler için değerlendirdi. Türk kadınının Millî Mücadele’deki aktif rolünü ve Kastamonu’da gerçekleştirilen ilk kadın mitinginin tarihî önemini Merve Kıran’ın “Millî Mücadele Dönemi’nde İlk Kadın Mitingi: 10 Aralık 1919” başlıklı makalesinde gururla okuyacaksınız. İdil Ural aydınlarını bizlere tanıtmaya devam eden Roza Kurban bu sayımızda, Opera sanatçısı, tiyatro oyuncu ve bestekar kimliği ile halkın kalbinde Tatar Bülbülü olarak taht kuran Sara Sadıykova’yı, “Tatar Bülbülü ve İlk Kadın Bestekârı: Sara Sadıykova” başlıklı makalesinde sizlerle buluşturuyor. Müjgan Ergil geçen sayımızdan devam eden, “Türklerde ve Kızılderililerde Geyik/2” yazısında, geyik figürü üzerinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel unsurlar ve ortaklıklara dikkat çekiyor. Ali Taş’ın “Örtük Kültür” başlıklı yazısı ise kültürün görünmeyen yönlerini; inanç, niyet, değerler, sözlü ve sözsüz iletişim ile insanın düşünce dünyası üzerinden ele alıyor. Yücel Önder’in Macaristan Hun-Türk Kurultayı’nı değerlendirdiği “Hun-Türk Kurultayı” başlıklı yazısı da ilginç bilgiler içeriyor.
Bu yazıların her biri farklı bir döneme, konuya ve bakış açısına uzansa da ortak bir noktada buluşuyor: Tarihimizi bilmek, kültürümüzü anlamak ve millî hafızamızı canlı tutmak… Geçmişten aldığımız güçle geleceğe bakabilmek için bu hafızayı korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur.
Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz sizlerle varız.
Tanrı Türk’ü Korusun!..
Közhan Yazgan



Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi
Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.