Geçen sayımızda da belirttiğimiz gibi, eğitim kurumlarımız başarı bir eğitim öğretim yılını tamamlayarak tatile girdi. Vakfımız yeni eğitim öğretim yılının hazırlık çalışmalarına başladı. Bu arada Kazakistan Çimkent’te 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz 24. Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongremiz ile kardeş vakıf olan Macar Turan Vakfı’nın düzenlemiş olduğu Turan Kurultayı’na hazırlık çalışmalarımız devam ediyor.
Eylül ayında ayında yayınlanmış olacak pek çok kitabımızın müjdesini şimdiden vermek istiyoruz.
Milletler hafızalarını kaybettikleri gün, gerçek anlamda mağlup olurlar. Biz de, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi olarak, yarım asra yaklaşan yayın hayatımız boyunca çok değerli akademisyenlerimizin ciddi çalışmaları ile milli hafızayı canlı tutmayı kendisine vazife edinmiştir. Elinizdeki sayı, bu hafızanın farklı kesimlerine uzanan ilmî çalışmalarla şekillenmiştir.
Dr. Ahmet Beyoğlu, Attila’nın şahsında Türk devlet aklının ve teşkilatçılık anlayışının tarih sahnesindeki büyük yürüyüşünü gözler önüne sererken, Pervin Ağardan Azerbaycan millî uyanışının öncülerinden Hasan Bey Zerdabi’nin kalemiyle bir milletin nasıl ayağa kalktığını anlatıyor. Mert Bayar’ın Lübnan Türkmenleri üzerine yaptığı araştırma, çoğu zaman gözlerden uzak kalan bir Türk yurdunu yeniden gündemimize taşıyor. Bu çalışma bize, Türk dünyasının yalnızca siyasî haritalarla sınırlandırılamayacağını; gönül coğrafyamızın Akdeniz kıyılarına kadar uzandığını bir kez daha hatırlatıyor. Fuat Khalilov, Batum Konferansı’nı merkeze alarak Kafkasya’nın kaderini belirleyen diplomatik mücadeleleri incelerken, Doç. Dr. Işıl Tuna yakın tarihimizin en acı hadiselerinden biri olan Üsküdar Vapuru Faciası’nı belgelerin ışığında yeniden değerlendiriyor. Müjgan Ergil’in Türkler ile Kızılderililer arasında geyik sembolü üzerinden kurduğu kültürel karşılaştırma, insanlığın ortak mirasını Türk kültürünün zenginliğiyle birlikte düşünmemize imkân verirken; Roza Kurban’ın Kazan Tiyatrosu’nun efsane sanatçısı Necibe İhsanova üzerine kaleme aldığı çalışma, Türk dünyasının sanat hafızasına anlamlı bir katkı sunuyor. Tugay Uluçevik ise, Kıbrıs meselesini güncel gelişmeler çerçevesinde ele aldığı çok değerli yorumlarını sizlerle paylaşıyor. Biz inanıyoruz ki, millî meseleler yalnızca diplomasi masalarında değil, milletlerin hafızasında da yaşar. Tarihine sahip çıkan milletler, geleceğine de sahip çıkar. İlmî araştırmalar yalnızca üniversite raflarında kalmamalı; milletimizin müşterek hafızasını besleyen canlı kaynaklara dönüşmelidir.
Geçmişi doğru okuyarak geleceği inşa etmenin mümkün olduğuna inanıyor; her yeni sayımızı, Türk dünyasının ortak hafızasına mütevazı bir katkı olarak görüyoruz.
Bu düşüncelerle dergimize kıymetli çalışmalarıyla katkıda bulunan bütün araştırmacılarımıza, abone olmak abone bulmak suretiyle vermiş olduğunuz destekler için siz değerli okuyucularımıza yürekten teşekkür ediyoruz.
Tanrı Türk’ü Korusun!..




Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.